Ankara Sosyal Medya Ajansı On1 Medya’nın bu yazısında;

İşyerinde uyum, güçlü bir kültür entegrasyonu ve üretkenliğinin tümü başarılı iletişime bağlı. Fakat şimdilerde ofis evreni değişiyor ve “dijital nesil” olarak tabir edilen Z kuşağı işgücüne giriyor.  Bütün bunların yanı sıra pandemi de bizi sanal ofis sistemine zorluyor. Bu sistem değişikliği dijital kodları güçlü olan Z kuşağının birdenbire iletişim ve kültür üzerinde çok daha fazla etkiye sahip olması anlamına geliyor. Sonuçta, dijital dünyada faaliyet gösterme konusunda doğuştan yetenekli olan  bu yeni nesil önceki nesillerin dilini hiç beğenmiyor.

Pandemi sürecinde en çok etkilenen alanlardan biri de iletişim. İçinde bulunduğumuz süreçte mecburen yapılan iletişimle, iletişimsizlik arasında çok ince bir çizgi var. Dijital ortam gürültüye çok müsait ve canlı sohbet edilmediği sürece yanlış anlaşılmalar olabiliyor. Bunun en büyük sebebi, genç çalışanlar tarafından önceki kuşakların işteki iletişim biçimlerinin soğuk ve sert olarak yorumlanması. Buna karşı önceki kuşaklar da gençlerin iletişimini fazla sıradan buluyor.

2000 ve sonrasında doğan Z kuşağı, insanlık tarihindeki en büyük nesil olarak tanımlanıyor. Hatta önümüzdeki 10 yıl içinde 1,3 milyar Z kuşağının küresel işgücüne girmesi bekleniyor. Geleneksel iş evreninde ofis kültürüne uyum sağlama sorumluluğu gençler üzerindeydi ancak içinde bulunduğumuz dünya geleneksel çalışma modelini değişime zorluyor. Uzaktan çalışmayla birlikte kurum kültürü değişirken en genç ve en deneyimliler orta yolu bulmakta zorlanıyor.

Video konferansla yüz yüze görüşmenin aynı olduğunu düşünen bir nesil var

Danışmanlık Firması GenGuru, yakın zamanda yapılan bir ankette Z kuşağının yüzde 84’ünün e-posta veya metin yerine yüz yüze iletişimi tercih ettiğini kaydetti. Ancak en şaşırtıcı sonuç, Z kuşağının Zoom, Google Hangouts ve Microsoft Teams gibi uygulamalar üzerinden yapılan görüşmeleri “yüz yüze iletişim” olarak tanımlaması oldu.

Microsoft’un bir araştırmasına göre 2025 yılı itibariyle global işgücünün yüzde 75’i 35 yaş altı çalışanlardan oluşacak. Online istatistik portalı Statista’nın verilerine göre ise 2020 itibariyle global işgücünün yüzde 6’sını baby boomer’lar (54-72 yaş), yüzde 35’ini X kuşağı (38-52 yaş), yüzde 35’ini Y kuşağı (24-38 yaş) ve yüzde 24’ünü Z kuşağı oluşturacak.

Z kuşağı kendinden önceki neslin tavsiyelerini dinlemek istemiyor

Danışmanlık firması EY’nin, “Gelecek nesil işgücü: Gizli bir silah mı, en büyük imtihan mı?” raporu Y kuşağı ile Z kuşağı arasındaki belirgin farkları ortaya koyuyor. Rapora göre Y kuşağını yetiştiren baby boomer’lar hayattaki tehlikelere karşı her zaman aşırı korumacı davrandılar ve onlara ne kadar özel ve yüksek potansiyelli olduklarını aşıladılar. Bunun yanında, Y kuşağı kendinden önce gelen X kuşağına göre ekonomisi daha sağlam bir dünyada büyüdü. Bunun sonucunda bazılarına göre yüksek, bazılarına göre de gerçekçi olmayan hedefleri olan bir jenerasyon ortaya çıktı. Ancak şu bir gerçek ki, özellikle Y kuşağının daha ileri yaştaki temsilcileri iş dünyasında işverenlerden büyük beklentileri olan çalışanlar oldu ve onların talepleriyle birlikte ofisler daha esnek ve açık işyerlerine dönüştü.

Z kuşağı, dijital teknolojilerin artık bir yaşam tarzı olduğu günümüzden başka bir dönemi bilmiyor. Sosyal iletişimi tamamen değiştiren dijital teknolojilerle dolu bir dünyaya doğan Z kuşağı, kendinden önceki kuşaklara göre farklı yetkinliklere, değerlere, yaşam hedeflerine ve taleplere sahip. İstedikleri bilgiye internet üzerinden istedikleri anda ulaşabilen Z kuşağı, bu nedenle daha çok “kendin yap” mantığını benimsedi. Ayrıca, kendi yaşlarına yakın gençlerin çok başarılı teknoloji şirketleri kurmayı başarmaları onların iş hayatına bakış açılarını da etkiliyor. Z kuşağı, iş hayatında kendilerinden daha tecrübeli olanların tavsiyelerini Y kuşağı kadar önemsemiyor.

“Dijital nesil sürekli geri bildirim almak istiyor”

İnsan kaynakları firması Randstad’ın 4 bin Y ve Z kuşağı temsilcisinin katılımıyla yaptığı araştırma bu gençlerin işyerinde iletişim ve işbirliğine çok önem verdiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre Z kuşağının yüzde 31’i en az kendileri kadar sıkı çalışan bir iş arkadaşı tercih ettiğini belirtiyor. Katılımcıların yöneticilerinde olmasını istediği en önemli özellik ise kendi fikirlerini dinleyen ve değer veren bir insan olması. Raporda öne çıkan bir diğer konu da artık yıllık geri bildirimlerin yavaş yavaş miadını doldurması. Katılımcıların yüzde 46’sı yılda bir kere yerine sık sık ve sürekli konuşarak geri bildiğim almayı tercih ediyor.

Related Post

Leave a Comment